Gebelik ve Hipertansiyon


Hipertansiyon erişkin bireylerin %20-30’unu etkileyen yaygın bir sağlık problemi olmasına karşın gebeliklerin %5-8 kadarını etkiler. Gebelik sırasında görülen hipertansiyon hem anne hem de bebek için önemli sorunlar ortaya çıkarabilir.

Gebelikte görülen hipertansiyon kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması  ya da gebelik başlangıç dönemlerinde ölçülen  kan basıncının sistolik (büyük tansiyon)  değerinin 30 mmHg,  diastolik  (küçük tansiyon )değerinin 15 mmHg üzerine çıkması olarak tanımlanır. 4 –6 saat aralıklı en az iki ölçüm bu sonuçları vermelidir.

Hipertansiyon gelişme riskini arttıran faktörler

  • İlk gebelik
  • Annesinde ya da kardeşinde gebelik hipertansiyonu olanlar
  • Çoğul gebelik, küçük anne yaşı ve 35-40 yaşın üzerinde gebelik
  • Karaciğer, böbrek hastalıklarının varlığı

Hafif preeklampsi  : Tansiyon yüksekliği, ödem , idrarda protein olması

Ağır preeklampsi :  Baş ağrısı, görmede bulanıklık, parlak ışığa tahammülsüzlük, yorgunluk, bulantı, kusma, az idrara çıkma, karnın sağ üst bölümünde ağrı, kısa nefes aralıkları

Bu şikayetlerle karşılaşırsanız mutlaka doktorunuzla görüşün!!!

Hipertansiyonu iki bölümde inceleyebiliriz:

Kronik hipertansiyon:  Gebelikten önce var olan  ve devam eden hipertansiyon

Gebeliğin ortaya çıkarttığı hipertansiyon( PIH): Gebelik öncesinde olmayan ve gebelikle beraber ortaya çıkan  hipertansiyon. Bu durum sadece hipertansiyon bulgusuyla devam edebileceği gibi, ödem ve proteinürinin eşlik ettiği preeklampsi, konvülzyonun (sara hastalığı benzeri kasılmalar) ilave olmasıyla eklampsi şeklinde de dönüşebilir.

Gebeliğin ortaya çıkardığı hipertansiyon genelde 20. gebelik haftasından sonra ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle erken gebelik kontrolleri sırasında yapılan tansiyon ölçümlerinin değeri bize kronik hipertansiyonun varlığı hakkında bilgi verir. Üzüm gebeliği, çoğul gebelikler gibi durumlarda erken haftalarda da tansiyon yükselebilir, dikkate alınmalıdır. Kronik hipertansiyon varlığında, bebekte gelişme geriliği, plasenta dekolmanı, erken doğum, gestasyonel diyabet, hipertansiyona eklenmiş preeklampsi olma şansı yüksektir. Hem anne hem de bebek kronik hipertansiyonu olan gebelikte özenle takip edilmelidir.

Gebelik sırasında ortaya çıkan hipertansiyon, sadece tansiyon yüksekliği ile seyredebilir. Ancak proteinüri ve ödeminde eşlik ettiği tabloya preeklampsi adı verilir. Preeklampsi ciddi bir tablodur ve gerçek tek tedavisi doğumdur.

Preeklampsi gebeliklerin yaklaşık % 2-3’ünde görülür. Olmazsa olmaz bulguları hipertansiyon ve protienüridir. 24 saatlik idrarda 300 mg’ın üzerinde protein bulunması preeklampsi tanısı için anlamlı proteinüri olarak değerlendirilir. Ödem her hastada olmayabileceği gibi preeklampsisi olmayan gebelerde de görülebileceğinden dikkatli değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.

Eklampsi ise, preeklamptik gebelerde görülen  sara benzeri kasılmalarla (konvülzyon) seyreden anne ve bebek hayatı için çok önemli riskler taşıyan bir tablodur.

Kronik hipertansiyonun takip ve tedavisi sırasında antihipertansif ilaçlar kullanılır ve bebekte gelişme geriliği ve diğer gebelik problemleri açısından takip edilir.

Preeklampside ise hastalığın ağırlığına göre ayaktan tansiyon takibi gerektiğinde tedavisi ve bebeğin iyilik hali takibi yapılabileceği gibi, ağır preeklampsi de mümkün olduğu kadar çabuk doğum planlanır. Ağır preeklampsi, eklampsi durumları yoğun bakım ünitesi olan hastane koşullarında takip ve tedavi edilmelidir.

2016 © Gebeolmak.com | Greenweb
Bu web sitesinde bulunan yazıların ve resimlerin tümü sadece bilgilendirme amaçlıdır.