Bitki Çayları, Otlar, vs…


Günümüzde organik ürünlerin tüketimi konusundaki öneriler ve bu konudaki çalışmalar arttıkça insanların organik bitkisel ürünlere ilgileri de çoğalmıştır. Taze sebze ve organik ürünlerin diyetimiz içerisinde olması son derece yararlı iken masum gibi görünen bazı bitkilerin  kontrolsüz kullanıldıklarında tehlikeli olabileceğini de bilmek gerekir.  İçeriklerinin ve etken maddelerinin dozlarının tam olarak bilinememesi nedeniyle kontrolsüz kullanıma oldukça açık besin maddeleridir.

Günlük hayatımızda,  diğer gıdalarımızın içinde de bulunan maddelerden (portakal, limon, elma, vs.) üretilmiş bitki çaylarının günde 1-2 bardak içilmesinde bir sakınca olmadığı düşünülmektedir. Ancak özellikle ülkemiz dışında yetişen bitkiler tüketilirken dikkatli olunmalıdır.

Bitkilerin içeriğindeki etken maddesine göre bir bölümünün rahim kasılmalarına, kanamalara, bu sebeple düşük ya da erken doğuma neden olabilecekleri, bir bölümünün de fetus üzerine olumsuz etkileri olabileceği gösterilmiştir.

Bu nedenlerle gebelik sırasında :

Uterusu da içine alan kas uyaran bitkilerden düşük ve erken doğum riskleri açısından uzak durmak gerekir.  Bunlar arasında:

Aloe vera, topalak, karabuğday otu, çayır safranı, sinameki, kara ve mavi kohoş, ökse otu, hint kamışı, arnavut biberi, rezene, meyan kökü, eğreti otu, kekik, mazı ağacı, sinameki, Cezayir menekşesi, yarpuz… bulunmaktadır. Dikkat edilirse bir çoğu kendi mutfağımızda çok da bulunmayan yabancı ülkelerde yetişen otlardır.

Ülkemizde bulunanların da çok miktarlarda tüketiminin zararlı olduğu düşünülmektedir.

Bebek gelişim sürecindeki potansiyel etkileri için de; amber otu, kırlangıç otu, kına kına, yabani kiraz, meyan kökü, civan perçemi, ökse otu gibi bitki/çaylarının tüketilmemesi önerilmektedir.

2016 © Gebeolmak.com | Greenweb
Bu web sitesinde bulunan yazıların ve resimlerin tümü sadece bilgilendirme amaçlıdır.