Erken Membran Rüptürü (Suların Erken Gelmesi)

Erken membran rüptürü (suların erken gelmesi-EMR-PROM)

Erken membran rüptürü gebelikte karşılaşılacak  en can sıkıcı konulardan bir tanesidir. Özellikle gebelik haftasının küçük olduğu zamanlarda meydan gelirse prematürite, perinatal enfeksiyonlar, suların azalmasına bağlı göbek kordonu ve akciğere baskı gibi bir çok problemi de beraberinde getirebilecektir.

Bebeğiniz rahim içerisinde amnion kesesi denilen zarla çevrelenmiş sıvı içerisinde büyümektedir. Amnion sıvısı adı verilen bu ortam bebeğin dış dünyadan gelecek travmalardan korunmasına, kolay hareket etmesine, solunum ve sindirim sisteminin gelişmesine, ısı kontrolünün sağlanmasına, bebeğe besin ve oksijen ulaştıran göbek kordonunun baskı altında kalmamasına yardım etmektedir. Çevreleyen amnion zarı ise bebeğin dış ortamdan gelecek enfeksiyon etkenlerine maruz kalmasını engeller. Erken membran rüptürü (EMR-PROM), 37 gebelik haftasından sonra ancak henüz doğum eylemi başlamadan amnion kesesinin açılmasını ve suların gelmesini ifade eder. Membran rüptürü 24-37. Haftalar içinde  gerçekleşirse buna prematür erken membran rüptürü adı verilir. EMR gebeliklerin %10’unuda görülürken prematür EMR( PPROM) ise %3 gibi bir oranda görülür.

EMR için risk faktörleri:

  • Amnion kesesi enfeksiyonları
  • Vajen  ve idrar yolu enfeksiyonları
  • Annede beslenme bozuklukları, düşük sosyo-ekonomik düzey
  • Sigara kullanımı
  • Servikal yetmezlik
  • Çoğul gebelik, polihidramnios gibi rahimin ve kesenin aşırı gerildiği durumlar
  • Amniosentez, serklaj uygulamaları
  • Daha önce EMR hikayesi

Anne adayı suların geldiğini, vajenden dışarı sızan genelde bacaklara doğru inen sıvı gelmesi şeklinde tanımlar. Bazen fazla miktarda olabileceği gibi aralıklarla ve az miktarda da olabilir. EMR olgularının büyük kısmında 24 saat içerisinde doğum başlamaktadır.

Prematür EMR olgularının %50-60’ının tedaviye rağmen 1 hafta içinde doğumla sonlandığı, %15’inde amniom kesesi enfeksiyonu, %4-10’unda ise dekolman plasenta geliştiği bilinmektedir. Özellikle prematür EMR durumunda, erken doğum, respraituvar distres sendromu adı verilen solunum problemleri, yeni doğan enfeksiyonları, beyin içerisinde ventriküllerde kanama, sepsis gibi olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

Tedavide EMR’nin geliştiği dönem çok önemlidir.

  1. haftadan sonra EMR olursa, rahim ağzında açıklık varsa amnion zarı enfeksiyonu mevcutsa, grup B streptekok varlığı (+) ise  bebek stres altında ise, IUGR varsa doğum eylemi beklenmeden doğum doğum indüklenmeli ve bir an önce doğum gerçekleştirilmelidir. Bunların dışında 12-24 saat  doğum eylemine girmesi için beklenebilir. Bu süre uzarsa indüksiyon yapılarak doğum başlatılmalıdır.

34-36 haftalar arasında da yukarıdaki tedavi protokolü izlenebilir.

32-34 haftalar arasında akciğer gelişimi için  antibiyotik profilaksisini takiben kortikosteroid yapılması ve bu konuda  tam görüş birliği olmasa da doğum eylemini en az akciğer gelişimi için yapılan kortikosteroidin etki göstermesi için 24-48 saat süreyle baskılamak gerekmektedir.

32 haftadan önce EMR gelişen olgularda ise, yatak istirahati, antibiyotik tedavisi ve kortikosteroid uygulamasından sonra gebelik süresinin mümkün olduğu kadar devamı beklenir. Enfeksiyon, dekolman,  fetal distres, göbek kordonu gibi durumlar gelişmedikçe takip edilmeli ancak bunlar geliştiğinde hemen doğum planlanmalıdır.