Doğum İndüksiyonu (Suni Sancı)

Herhangi bir mekanik işlemle ya da ilaç yardımıyla rahim kasılmalarının başlatılmasına ya da başlamış kasılmaların düzenlenmesine doğum indüksiyonu adı verilir. Miaydından önce, miyadında ya da miyadını geçmiş gebelerde uygulanabilir.

Doğum zamanı henüz gelmemiş gebelerde (preterm) gebeliğin devamının anne ya da bebek için artmış bir risk oluşturması durumunda doğumun başlatılması gerekebilir. Gebeliğe bağlı diyabette, hipertansiyonda, şiddetli preeklampsi varlığında , rh uyuşmazlığında, prematür erken mebran rüptüründe bu amaçla induksiyon yapılabilir.  Miyad gebeliklerde(term),  erken membran rüptüründe, uzamış latent fazda, rahim ağzının açılmasının geciktiği durumlarda,  bazen elektif (isteğe bağlı olarak) indüksiyon yapılabilir. Miyad aşımı durumunda ise doğumun  başlatılması için kullanılır.

Doğum indüksiyonu yapılmaması gereken durumlar:

  • Geçirilmiş rahim operasyonları (sezaryen, myomektomi, yapısal düzeltme operasyonları)
  • Omuz gelişi, transvers geliş, oblik geliş
  • Aşırı iri bebek
  • Pelvis fetus uyumsuzlukları
  • Dar pelvis
  • Fetal sıkıntı hali

Doğum indüksiyonunun başarılı olabilmesi için, rahim ağzının olgunlaşmış olması ve başın kemik yapının uygun seviyesinde olması avantaj sağlayacaktır.

İndüksiyon için çeşitli yöntemler uygulanabilir.

Oksitosin verilmesi

En sık kullanılan yöntemdir.  Hipofiz bezinin arka bölgesinden salgılanan ,uterus kasılmalarına ve memeden sütün boşaltılmasına yardımcı olan hormondur. Serum içerisinde belirli bir yoğunlukta  hazırlanır ve düşük dozlarda gebeye damar yolu ile verilir. Oksitosin ile indüksiyona rağmen 8-12 saat sonra cevap alınamazsa, 2 saat boyunca servikal açıklık ilerlemezse, 1 saat içerisinde bebeğim seviyesinde değişiklik olmaz ise bebek ve rahim ağzı yeniden değerlendirilmelidir.

Prostaglandin

Doğum eyleminin başlatılması amacıyla, özellikle rahim ağzının olgunlaşmadığı gebelerde kullanılabilir. Yeterli olgunlaşma sağlandıktan sonra oksitosin ile indüksiyona devam edilebilir. Vajinal olarak kullanılan tabletlerin etkin dozunun  net olmaması ve zaman zaman uterusun fazla uyarılmasıyla karşılaşılma dezavantajları vardır.  Kullanım sırasında yakın takip gerekir.

Membranların soyulması

Vajinal muayene sırasında amniotik kese rahim duvarından mekanik olarak ayrılır. Salgılanan maddeler ( prostaglandin) doğum kasılmalarını başlatabilir.

Amniyotomi (su kesesinin açılması)

Kese açıldıktan sonra kasılmaların süresi ve şiddeti artar. Kesenin açılmasından sonra 24 saat geçmesine rağmen doğum başlamaz ise enfeksiyon açısından dikkatli olunmalıdır.

Tüm indiksiyon yöntemlerinin kendisine özgü olumsuz sonuçları olabilir. Amniyotomi ve membranların sıyrılması sonucunda enfeksiyon görülme sıklığı artmıştır. Oksitosin ve prostaglandin uygulamaları sonrasında aşırı uyarılma meydana gelebilir. Kasılmalar arasında utrus neredeyse hiç gevşeyemeyecektir. Bebeğe giden kan akımını bozan bu durum bebeği sıkıntıya sokabilir. Tedavi hemen durdurulmalı, yakın gözlem ve gerektiğinde sezaryen ile gebelik sonlandırılmalıdır. Özellikle oksitosin sonrası plasental yetmezliği olan gebelerde fetal distres gelişebilir ve sezaryen sıklığı  artabilir. Uzun süren indüksiyonlardan sonra doğum sonrası rahim yeterince kasılamayabileceğinden kanamalar görülebilir. Tüm indüksiyonların ortak sorunu ise doğumun başlatılamaması yani başarısız indüksiyondur. Yeterli kasılma elde edilemeyen, rahim ağzında açılma ve bebeğin doğum yolunda inişi sağlanamayan gebelerde doğum sezaryen ile gerçekleştirilmelidir.