Lohusalık


Lohusalık dönemi (Puerperium)

Doğumdan sonraki ilk 6 haftalık dönemdir. Gebelik sırasında anne vücudunda meydana gelen değişikliklerin ortadan kalktığı bir süreçtir. Plasentanın çıkmasıyla başlar ve genital organların gebelik öncesi haline dönmesine kadar devam eder. Değişikliklerin bir çoğu ilk 1 hafta içerisinde olmakla beraber kalan kısmı 6. haftaya kadar tamamlanır. Bir kısım değişiklikler de kalıcıdır ve gerilemez.

Çok erken , erken ve geç olarak üç döneme ayrılabilir. Doğum sonrası ilk 24 saat çok erken lohusalık dönemidir. 1-2. haftanın sonuna kadar erken, devamı ise geç lohusalık dönemi olarak tanımlanır.

Lohusalık ile başlayan ilk değişiklik uterusun küçülmesidir. Rahim doğum sonrası yaklaşık 4 aylık gebelik büyüklüğüne kadar geriler. Sürekli kasılmalar sayesinde küçülmeye devam eder ve her gün yakalaşık 1 cm kadar küçülür. 2. haftada artık pelvik yapıya geri dönmüştür. 3. hafta sonunda ağırlığı 100 gr’a kadar azalmıştır. Rahimin küçülmesine yardımcı olan ve kanamayı azaltacak olan kasılmalar takip eden ağrılar olarak tanımlanır ve oldukça güçlüdür. 2-3 gün sürebilir. İlk 12 saat en sık şiddetli dönemidir. Doğum sonrası rahim içinden gelen sıvıya Löşi adı verilir. Löşi rubra olarak adlandırılan ilk günlerde gelen taze kırmızı kandır. Bu sıvının içinde kan ve doku parçacıkları bulunur. Löşi seroza adı verilen daha açık renkli sıvı ise 1. haftadan sonra görülür. 2. haftadan sonra daha koyu kıvamlı ve açık renkli löşi alba gelmeye başlar. Doğumdan yaklaşık 4 hafta sonra bu akıntılar kesilir. Rahim iç duvarı (endometriyum) 3 hafta içinde tamamen yenilenmiştir. Doğum sırasında bebeğin çıkabilmesi için 10 cm e kadar açılan ve incelen rahim ağzı 1. haftanın sonunda 1 cm olacak şekilde kapanmıştır. Tamamen iyileşmesi 6 haftayı bulur. Esneyen ve genişleyen vajen dokusu da 3 hafta sonra eski haline yaklaşmıştır. Ama asla ilk haline dönmez. Diğer tüm sistemlerle alakalı değişikliklerde 6 hafta içinde eski hallerine dönmeye çalışır.

Doğum sonrası eve giden anne doğum şekli ne olursa olsun fırsat buldukça dinlenmelidir. Ancak fazla yorulmayacak şekilde günlük işlerini de yapmalıdır. Bebeğinin işlerini kendi yapan anne psikolojik olarak kendini daha iyi hissedecektir. Doğum sonrası uygulanacak özel bir diyet yoktur. Kabızlık ve gaz yapmayacak her şey yenilebilir. Süt veren annelerin günde 2500-2800 kalori almaları önerilir. Doğum sonrası barsak hareketlerinde yavaşlama ve kabızlık olabilir. Bol sıvı ve liften zengin besinlerin tüketilmesi kabızlığı engelleyebilir. Bol sıvı tüketmek süt üretimini de arttıracaktır.

Epizyotomi varsa, ağrısını gidermek için ılık oturma banyoları önerilebilir. Tuvaletten sonra da epizyotomi alanı içine antiseptikli ılık su ile yıkanmalıdır.

Normal doğumdan sonra aynı gün sezaryen sonrası ise 1. günden itibaren ayakta duş şeklinde banyo yapılabilir. Vajinal duş yapılmamalıdır. Löşi için vajinal tampon kullanılmamalıdır. Sezaryen sonrası karın kaslarını güçlendirmek için 6. hafta dan sonra egzersiz yapılabilir.

Doğum sonrası cinsel istekte (libido) bir kayıp görülür. Libido 3. haftadan itibaren artmaya başlar ancak epizyotomi, diğer vajinal hasarların ağrıları, hormonal eksiklikler sonucu vajende olan kuruluk, lohusalık depresyonları nedeniyle cinsel istekte azalma uzun süre devam edebilir. Doğumdan sonra 40 günden sonra cinsel ilişkiye girilmesinde bir sakınca yoktur.

Lohusalık döneminde karşılaşılabilecek enfeksiyonlar

Doğumun ilk 24 saati sonrasında en az iki kere 24 saat arayla yapılan ölçümlerde hastanın ateşinin 38 °C’den yüksek olması enfeksiyon olarak yorumlanabilir.

En sık görülen lohusalık dönemi enfeksiyonları : Rahim,  idrar yolları ve  meme enfeksiyonlarıdır.

Uterus (rahim) enfeksiyonları:

Endometrit ve endomiyometrit olarak adlandırılır. Sezaryen doğum, zarların uzun süre açık kalması , doğum eyleminin uzaması, uterus enfeksiyonları için riski arttırmaktadır.

Ateş, hassas ve yumuşak bir rahim, kokulu akıntı (löşi) en sık görülen şikayetlerdir. Şikayetler olduğunda doktorunuza başvurmalısınız. Tedavide doktorunuzun seçeceği uygun antibiyotiklerin kullanımı yeterli olacaktır.

İdrar Yolu Enfeksiyonları:

İdrara sık çıkma, idrarda yanma, kan görülebilir. Sıklıkla doğum sonrası 1 veya 2. gün görülür. Sonda takılan gebelerde, sık vajinal muayene yapılanlarda gebelikte var olup yeterli tedavisi yapılmayanlarda daha sık görülebilir. Antibiyotik tedavisine ek olarak bol sıvı tüketilmelidir.

Meme enfeksiyonu (mastit):

Meme dokusunun enfeksiyonudur. Emzirme döneminin ilk haftasında süt birikmesi ve sütün dışarıdan enfeksiyon etkenlerine maruz kalması sonucu gelişebilir. Meme dokusuna enfeksiyon etkenleri sıklıkla yanlış emzirmeden kaynaklanan meme başı çatlaklarından emzirme sırasında bebeğin burun deliklerinden geçmesiyle bulaşır. Meme derisinde kızarıklık, ısı artışı, şişlik, ağrı ve ateş en çok görülen belirtileridir. Genellikle tek memede görülür. Tedavide antibiyotik, memenin mekanik olarak sağılması ve fazlaca dolmasının engellenmesi, bazı durumlarda o memeden emzirmenin durdurulması gerekir.

Sezaryen kesi yerinde nadiren de epizyotomi bölgesinde enfeksiyonlar görülebilir.

2016 © Gebeolmak.com | Greenweb
Bu web sitesinde bulunan yazıların ve resimlerin tümü sadece bilgilendirme amaçlıdır.